Topluluk Önünde Konuşurken Beden Dilinin Önemi

May 14th, 2016

İnsan bilerek veya bilmeyerek yaptığı hareketlerle sadece karşısındaki kişiyi değil, büyük toplulukları bile, -onlar bunu tam anlamı ile farketmeden- etkilemekte ve yönlendirmektedir. Topluluk önünde konuşurken beden dilinin önemi çeşitli örneklerle anlatılabilir.

Gerek eğitim seminerleri sırasında, gerek sınıfta ders anlatırken sık sık topluluk karşısında konuşuyoruz. Aynı konuyu hemen hemen aynı kelimelerle anlattığımız halde, bazı seminerlerde dinleyicilerin son derece olumlu katılımı ile karşılaşırken, bazı seminerlerde de dinleyicilerin sessiz kaldıkları veya verilmek istenen temel mesajlara karşıt görüşleri ısrarla savunduklarını gözledik. Bu değişikliğin sebeplerini araştırıldığında, sorunun konuşmacının beden dilinden kaynaklandığı fark edildi.

Topluluk Önünde Konuşurken Beden Dilinin Önemi

Topluluk Önünde Konuşurken Beden Dilinin Önemi

Belirli bir mesajı verip, dinleyicilere “bu konudaki görüş, soru ve katkılarını” eğer kollarımnı açarak soruluyorsa, topluluk konuya olumlu yaklaşıyordu.

Ancak soruyu aynı ses tonu ve aynı kelimelerle kollarını kavuşturarak soruyorsa bu defa topluluğun suskunluğu veya bazı dinleyicilerin dirençli tutumları ile karşılaşılıyordu.

Bunu fark ettikten sonra emin olmak için defalarca denendi ve sonuç değişmedi. Topluluk üç kişiden de, üç yüz kişiden de oluşsa, eğer kollarımızı kavuşturur ve geriye doğru yürüyerek topluluktan uzaklaşırsak, kelimelerimiz ne kadar özenle seçilmiş, sesimiz ne kadar okşayıcı olursa olsun, topluluk katılmakta isteksiz davranıyordu. Buna karşılık kollarımızı açıp, topluluğa doğru ilerlediğimiz takdirde, dinleyiciler konuya katılmakta ve işbirliğine girmekte son derece istekli oluyorlardı.

Bu tecrübe özellikle bir topluluk önünde konuşurken, istenen mesajın dinleyicilere geçirilmesi konusunda, beden dilinin seçilen kelimelerle kıyaslanmayacak kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Daha önemlisi, dinleyicilerin hiçbiri “beden dili” konusunda sistemli herhangi bir bilgiye sahip olmadıkları halde, bu dilin demek istediklerini – kendileri de fark etmeden – son derece isabetle yorumluyor ve buna uygun bir tepki geliştiriyorlardı. Gerçekten de, her insan beden dili konusunda bildiğini düşündüğünden daha fazlasını bilmektedir.

Etiketler:

Evde Örgü Örerek Nasıl Para Kazanılır?

May 2nd, 2016

Günümüzde uygulayabileceğimiz ideal ve farklı birçok ek gelir olanakları bulunuyor. Genelde ev hanımlarının tercih ettiği evde örgü örerek para kazanma yöntemi son zamanlarda popülaritesi oldukça artan bir kazanç yöntemi olmuştur. Özellikle örgü örmeye vakti olmayan çalışan bayanların el emeklerine ve el örgüsüne olan düşkünlüklerini karşılamak ve aynı zamanda ek gelir elde etmek için yapılan bu işlerde banyo lifleri, bebek kıyafetleri, kazaklar vb. el örgüsü ürünleri yer alıyor.

Evde Örgü Örerek Nasıl Para Kazanılır?

Her daim farklı modeller sunan ev hanımları özelliklede ihtiyaç olan ürünlerde üretimler yaparak etkili bir işlem yapmış oluyorlar. Eşi çalışan ve kendisi ev hanımı olan bayanlar ev bütçesine ek gelir elde etmek ve boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla evde kazak örerek para kazanma olayını hayata geçiriyorlar. Bu sayede hem ev bütçesindeki açıkları giderebiliyorlar hem de kendileri farklı harcamaları için bütçe oluşturabiliyorlar.

Eğer bu evde örgü örerek para kazanma yöntemini düzenli bir iş haline getirirseniz hem iyi bir gelir elde etmiş olursunuz hem de farklı bir aktivite içinde olursunuz. Yapacağınız farklı modellerle hem yaratıcılığınızı geliştirirsiniz hem boş zamanınızı değerlendirmiş olursunuz. Daha çok çocuklara yönelik modeller yaparsanız rahat satacaksınızdır.

Çocuğu olan bayanlar daha sıcak tuttuğundan dolayı hazır yerine el yapımı örme kazak tercih ediyorlar. Birçok ev hanımının elinden gelen bu örgü işi hiçbir zaman satış sorunu yaşamayacağınız bir ek iş olacaktır. Evde kazak örerek para kazanma işini yapmaya başladığınızda inanın çoğu zaman çevrenizden gelen talepleri bile yetiştirmekte zorlanacaksınız. Ailenizin yaşamış olduğu maddi sıkıntıları bir hobinizi ek gelir haline getirerek kolay ve eğlenceli bir şekilde aşabilirsiniz. Evde çalışma ve kazak örerek para kazanma işini gün geçtikçe farklı örgüler yaparak da çeşitlendirebilirsiniz. Dantel, havlu kenarı, iğne oyası şeklinde çeşitlendirmekte sizin elinizde olan bir olaydır.

Şirketlerde Eğitim ve Geliştirmenin Önemi

Mar 15th, 2016

Rekabette insanlar sayesinde başarıya ulaşılıyorsa, bu insanların becerileri büyük önem kazanır. Başarının temellerinin değiştiğini gösteren en belirgin ipuçlarından biri de, gerekli becerilere sahip bir işgücünün öneminin artması. Araştırmalar, 1929 ‘dan günümüze ABD’deki üretim kapasitesinin artmasına, çalışma öncesi eğitimin % 26, işbaşı eğitimi nin ise % 55 oranında katkı yaptığını gösteriyor. “Okulda ve işbaşında eğitim almak, bu yüzyılda Amerikan ekonomisinde yaşanan büyüme ve verimliliğin ardındaki en önemli etmenler, önümüzdeki yüzyılda da ABD’nin ekonomik durumunu bu etmenler belirleyecek.” Ancak, ABD’deki işgücünün becerileriyle ilgili sorunlar giderek artıyor. Dahası, işverenler genellikle bu soruna yeterince eğilmiyorlar.

Eğitim ve işe hazırlanma konusundaki gözlemde, beceri sorunu hakkında şu sonuca varılıyor: “Günümüzde, yüksek becerilere sahip işgücüne duyulan gereksinimin, mevcut işgücünün niteliği ve niceliği ile çelişki içinde olduğu iyice açığa çıkıyor.” ABD’nin telekomünikasyon ekipmanları alanında dünya ticaretinde gerileyen konumu üzerine bir makalede, New York Telephone Company’nin şu gözlemi yer alıyor: 57.000 iş başvurusu üzerinde yapılan inceleme sonucunda, adayların 54.900’ünün, yani % 96,3’ünün, matematik, okuma ve mantık konularında temel becerilerden yoksun olduğu görüldü.” Bank of America’da hazırlanan bir insan kaynakları planlama raporunda “New York’taki Chemical Bank’in, veznedar olmak üzere eğitilebilecek bir kişi bulmak için 40 adayla görüşme yapması gerek,” deniyordu. “Los Angeles’daki Pacific Bell’de, lise eğitimi gerektirmeyen giriş düzeyindeki bir iş için yeterlilik sınavına giren 3500 adaydan % 95’i başarısız oldu”. Dahası, “Motorola’da adayların % 80’i yedinci sınıf düzeyindeki İngilizce sınavını ve beşinci sınıf düzeyindeki matematik sınavını geçemiyorlar. Atlanta’daki Bell South’ta 10 adaydan ancak biri tüm standartlara uygun nitelikte.”

Şirketlerde Eğitim ve Geliştirmenin Önemi

ABD Eğitim Bakanlığının, Kongre’nin işgücündeki beceri eksikliğinden doğan endişeler nedeniyle başlattığı bir çalışmayı özetleyen raporu da çok ciddi sonuçlar içeriyor. Örneğin, liseden mezun olanlar arasında bir yerden diğerine gitmek için haritadan yararlanabilecek kadar okuma yazma bilenlerin oranı ancak % 50 idi ve mezunların sadece % 10’u belli bir yerden diğerine gitmek için otobüs tarifesi kullanmayı becerebiliyordu. Lise mezunlarının sadece % 3’ü işçi hakları konusundaki ayırımları sözlü olarak ifade edebiliyor ve yine sadece % 4.5’u, marketlerdeki fiyat etiketlerinden yararlanarak maliyet tahmini yapabiliyordu. Matematik yeterliliği konusundaki gözlemler de endişe verici. Lise son sınıf öğrencilerinin sadece dörtte biri basit bir mönünün fiyatını hesaplayabiliyor ve ancak yarısından azı ‘ondalık sayıları, yüzdeleri, kesirleri ve basit cebiri anlayabiliyor.’ Beceri eksikliği konusu ve başarının büyük oranda şirketin elemanlarına dayandığı gerçeği henüz yeterince anlaşılmış değil. “Right Associates’in görüştüğü işverenlerin % 73’ü kalifiye eleman sıkıntısı yaşanmasını bekliyor, ama dörtte üçünün en çok gereksinim duyulan elemanları elde tutmak için belli bir planı yok.” Hudson Enstitüsü ile danışmanlık şirketi Towers Perrin’in hazırladıkları ünlü İşgücü raporu hakkındaki bir yazıda şöyle deniyor:

Pek çok şirkette teknik ve uzman personel ya da sekreter sıkıntısı yaşanıyor… Ama, raporda, yöneticilerin değişime yeterince çabuk uyum gösteremedikleri öne sürülüyor, işe alma ve eğitim konusunda yeterli stratejiler hazırlanmadığı belirtiliyor… Şirketler, işe aldıkları elemanları eğitmeye yeterince önem vermiyorlar, incelenen şirketlerin üçte ikisi, bir yıllık elemanların eğitimi için 2000 dolardan az bir harcama yapıyor.

İşbaşı eğitim daha çok, zaten yeterince eğitimli olanlara ve yönetim kadrosundakilere veriliyor. Alt düzeydeki elemanların becerilerini geliştirmek için fazla bir şey yapılmıyor. Bank of America’nın insan kaynaklan planlama raporunda şöyle denmekte: “Tüm ülkede şirketler, daha iyi yerlere gelmek isteyen işçilerini eğitmektense, toplantı yönetmek gibi konularda eğitim vermeye üç ya da dört kat daha eğilimliler.’’ Başka bir çalışma da, bir yıl içinde yönetim kadrolarındaki elemanların % 17’sinin eğitim aldığını, makine operatörlerinde ise bu oranın % 4 olduğunu gösteriyor.

Şirketlerin çoğunun gerekenden daha az eğitim vermelerinin pek çok sebebi var. öncelikle, diğer pek çok ülkenin tersine ABD’nin şu anda eğitimi teşvik etmeye yönelik belli bir politikası yok. Bu tür harcamaların vergiden düşülebilmesine rağmen, pek çok ülkede eğitime tüm maaşların % l’i oranında bir harcama yapılması zorunluluğu var. Eğer, harcama bu oranın altında kalmışsa aradaki fark kadar vergi ödeniyor. Ayrıca, diğer pek çok ülkenin tersine, eğitim politikaları ve standartları oluşturulması ve eğitimi kolaylaştırma konularında devletle endüstri birlikleri ya da diğer topluluklar arasında yeterli koordinasyon yok. örneğin, Yeni Zelanda’da çeşitli endüstrilerdeki eğitimler için resmi kurumlar oluşturulmuş. Bu kurumlar standart oluşturma, müfredat programı geliştirme gibi konularda genellikle son derece etkin.

İkinci olarak, şirketin verdiği eğitimin maliyeti belirgin ve kısa vadeli. Bu eğitimlerin yararları ise hem uzun vadeli hem de bunlardan başka şirketlerin yararlanma olasılığı yüksek. Eğer, ben birisini eğitirsem ve bu eleman başka bir şirkete geçerse, benim şirketimin yaptığı harcamadan o şirket yararlanmış olur. Bu durumda ekonomik kuram, pek çok işte kullanılabilecek genel eğitim harcamalarını, bu eğitimden yararlanacak kişi olan elemanın karşılamasını gerektirir. Yalnızca o şirkette kullanılabilecek, şirkete özgü eğitimlerin masrafı ise şirket tarafından karşılanmalıdır. Ama, tabii ki, genel ve şirkete özgü eğitimler arasında bir ayırım yapmak pek kolay değil. Bu da, şirketlerin beceri geliştirme konusuna yeterince yatırım yapmamalarına yol açıyor.

Üçüncü olarak, eğitimin yararları doğal olarak uzun vadeli. Kısa vadeli bütçe ve kâr baskısı altında eğitim tabii ki kesinti yapılabilecek ilk alan haline geliyor. Bu yıl içinde beceri geliştirimi konusunda tasarruf edilen her bir dolar doğruca vergi öncesi kâra gidiyor. Eğitim verilmemesi nedeniyle oluşacak kayıp ise hem yeterince belirgin değil, hem de büyük bir olasılıkla, gelecekte ortaya çıkacak.

Ama bu da, şirketlerin eğitimi ve eğitim sonucu edinilecek becerileri bir rekabet silahı olarak kullanabileceklerini gösteriyor.

Örnek olarak, Toyota He General Motors ortak girişiminin Fremont, California’da kurduğu New United Motor otomobil montaj fabrikasını alalım. Ortak girişim anlaşmasına göre üretimin belli bir kısmı Toyota’ya, bir kısmı da GM’ye gidecekti. Fabrikada GM için Nova’nın üretildiği ve satışların üretimi tam kapasitede tutacak kadar yüksek olmadığı dönemde şirket, elemanları boş tutmaktansa onlara boya ve onarım gibi diğer işler vermeyi ve onları istatistik süreç kontrolü, grup çalışması, işleri ve süreçleri analiz etme gibi konularda eğitmeyi tercih etti. Dönemin fabrika müdürü, 1990’Iarda otomobil endüstrisinde başarıya ulaşmanın kalifiye ve sadık bir işgücüne sahip olmaktan geçeceğini düşündüğünden tesisin, dünyanın en iyi şirketleriyle rekabet edebilecek düzeye gelmesini istiyordu. Gerçekten de, Japon otomobil montaj tesislerinin çoğu, elemanlarına verdikleri kapsamlı eğitimlerle şaşkınlık yarattılar. Seçtikleri elemanları işe başlatmadan önce, eğitim için Japonya’ya gönderiyorlar ve elemanlarına, ABD otomobil endüstrisindeki eğitimin dört kati eğitim veriyorlardı. Bu eğitimin maliyeti tabii ki çok yüksek. Ama, Japonlar eğitimin, fazla üretim kapasitesi sıkıntısı yaşayan bir endüstride rekabet üstünlüğü sağlayabilecek kalifiye işgücü yaratacağına inanıyorlar.

Rekabette üstünlük kazanmak için eğitimden yararlanma eğilimi ABD’li otomobil üreticilerinde de yaygınlaşıyor. General Motors, Fort Wayne, Indiana’da, yeni teknolojilerin yanı sıra ekip çalışmasına dayanan yeni bir kamyon fabrikası açtığında, hem yöneticiler hem de işçiler, sorun çözümü ve kişilerarası dinamik konusunda kapsamlı eğitimden geçtiler. Yeni teknolojiyi öğrenip ekip çalışması konusundaki becerilerini geliştirmek amacıyla elemanlar 1.9 milyon saat, yani kişi başına 633 saat, eğitim aldılar.

Advanced Micro Devices’ın, genişliği 1 mikrondan az devreler içeren silikon parçaları üreten modern mikronaltı geliştirim merkezinde, yaklaşık 400 eleman için yılda 1 milyon dolar tutarında eğitim harcaması yapılıyor ve elemanlara 40.000 saatin üstünde eğitim veriliyor. Şirket, değeri 300 milyon doları aşan gelişmiş üretim ekipmanlarından ve tesise yapılan yatırımdan yararlanmak için bu eğitimin şart olduğuna inanıyor. Rakiplerinizin eğitimi lüks olarak gördükleri, eğitim vermeyi bilmedikleri ve eğitimle şirketin stratejik amaçları arasında bağlantı kuramadıkları bir dünyada, şirketinizin gerekli eğitimleri verme becerisi büyük bir rekabet üstünlüğü oluşturabilir. Dahası, eğitimi kolaylaştıran ve teşvik eden resmi politikalar, bu politikalardan yararlanan şirketlerin rekabet gücünün artmasını sağlayabilir.

İş Görüşmesine Hazırlık

Şub 22nd, 2016

Bir görüşmeye çağırıldınız. Tebrikler! Şimdi ise bu görüşmenin hedefinize ulaşmanızı sağlamasını istiyorsunuz: Bir iş teklifi.

Bu yazımızda görüşmenizi, aradığınız bir iş teklifine dönüştürmek için gerçek durumlara uygun öğütlere yer verdik. İş Görüşmesine Hazırlık Bütün öneriler, adayların, işverenlerin ve işe yerleştirme uzmanlarının yanı sıra nadiren mülâkat yapanların da deneyimlerinden ortaya çıkmıştır.

Her işverenin kendi yöntemleri olacaktır. Görüşmelerin tam olarak nasıl düzenleneceği konusunda hiçbir zaman emin olamazsınız. Burada olağan işlemlerin ana hatları çizilmiştir ve kuruluşlar bu işlemler arasından kendi, seçimlerini kullanacaklardır. ‘Kuruluş’ deyince köşedeki marketten holdinglere kadar her büyüklükte işverenin yanı sıra okullar, hastaneler, araştırma kurumlan, kazanç sağlamak için işletilmeyen kurumlar ve yerel yönetimler de anlaşılmalıdır.

Şimdi biraz zaman ayırarak aşağıdaki yapılacaklar – yapılmayacaklar listesini incelemekle işe başlayın. Vereceğimiz mülakat taktikleri her zaman işinize yarayacaktır.

İyi şanslar.

İş Görüşmesine Hazırlık

İş Görüşmesinde Yapılacaklar

  • Görüşme yerinde zamanında bulunun.
  • Düzenli ve temiz görünün.
  • Hazırlıklı olun.
  • İlgili ve uyanık görünün.
  • Kendiniz olun.
  • Dürüst olun.
  • Dikkatli dinleyin.
  • Çekinmeden konuşunu,
  • Her zaman nazik olun;
  • Zaman zaman gülümseyin,
  • Kendinizi iyi satın.

İş Görüşmesinde Yapılmayacaklar

  • Geç kalmayın.
  • Dağınık olmayın.
  • Koltukta kambur gibi oturmayın.
  • Burnunuzu çekmeyin.
  • Laf gevelemeyin.
  • Yalan söylemeyin, ancak zararlı bilgi de vermeyin.
  • Kendinizi olduğunuzdan daha düşük göstermeyin.
  • Tartışmayın.
  • Önerilmeden gezi masrafları ile ilgili sorular sormayın.
  • Yapmacık hareketlerden kaçının.

İş Görüşmesinde İlk İzlenim

İyi bir ilk izlenim yapabileceğiniz en iyi başlangıçtır. Eğer görüşmeyi düzenleyen kişiler hoş göründüğünüze karar verirlerse başlangıçta puanları toplamışsınızdır. Temiz bir görünüm daha ilk dakikalarda size yarar sağlar.

İş Görüşmesine Hazırlık

Görüşmeden önceki gece:

  •  Giysilerinizi (renk, etki, düğmeler, temiz ve ütülü),
  •  Ayakkabılarınızı (temiz ve boyalı),
  •   Saçınızı (yıkamaya gereksinim var mı?),
  •   Tırnaklarınızı (temiz ve kesilmiş),
  •   Takılarınızı (en az miktarda), kontrol edin.

Kuruluşun fazla dikkat çeken bir giyim tarzını ya da yeni bir giysiyi hoş karşılayacağından emin değilseniz bunlardan kaçınmanız gerekir. Mülakat püf noktalarına dikkat ettiğiniz sürece diğer adaylardan bir adım önde olursunuz.

İş Görüşmesine En Uygun Kıyafet Seçimleri

  •  Beyaz gömlek ya da bluz.
  •  Düzgün bir kravat.
  •  Baylar için siyah ayakkabı, bayanlar için siyah, orta yükseklikte topukları olan kapalı ve sade ayakkabı.

İri kişiler uzun ceketler ya da bluzlar gibi zayıf gösteren giysiler giymelidirler. Zayıf kişilerse görünümlerini belirginleştirmek durumundadırlar. Hiçbir işveren bir sağlık sorunu var gibi görünen birisinden memnun kalmaz. Kot pantolonlar, Önlükler ve son moda giysiler farklı iş görüşmelerinde giyilebilir. Ancak giydiğiniz her şey düzgün, temiz ve sağlam olmalıdır. Bayanlar çok dar ya da transparan giysilerden kaçınmalıdırlar. Parasız kaldıysanız ödünç alın ya da indirimli giysilere bir göz atın.

Giyeceklerinizi siz seçeceksiniz. Kimi kuruluşların şirket kültürünün bir parçası olan imgeleri vardır. Büyük bir olasılıkla bireysel tarzınızı ve kişiliğinizi istemeyeceklerdir ve düşüncelerine uygun düşen kişileri arayacaklardır. Eğer gereksinimlerine uyamayacağınızı düşünüyorsanız, onları aklınızdan çıkarın ve yeniden başlayın.

Başka işverenler uygunsuz tarzınızı hoş karşılayacaklardır; ancak görüşmelerde şansınızı zorlamayın ve iş sizin olana kadar tarzınızı sade tutun. Ortam konusunda bir karara vardığınızda değişikliklere geçebilirsiniz. Örnek olarak, moda sektöründeki kişiler büyük bir olasılıkla kendi hazırladıkları giysilerden birini giyeceklerdir demektir.

Erkeklerin yönlendirdiği kuruluşlarda ya da işlerde bir görüşme yapılırken bayanların etek giymesi daha iyi olacaktır. Pantolonlar yönetimi ele geçirmeye yönelik bir tehdit ya da üstünlük kurma amacı olarak yorumlanabilir.

Kokusu ağır olmayan bir deodorant kullanın. Bir kişinin hoşlandığı bir şey bir başkasının alerjisi olabilir ve görüşmeyi düzenleyen kişinin takıntılarını önceden bilemezsiniz.

Nasıl yürüdüğünüz ve konuştuğunuz kayıt görevlisine ve görüşmeyi düzenleyen kişiye sunduğunuz görünümün bir parçasıdır. İçinizde bir huzursuzluk olsa da, oluşacak olan bir güven havası gerçek güvenin doğmasını sağlayacaktır. Görüşme yerine geldiklerinde kendisini farkettirecek birisi olun. Ayağa kalkın, ellerinizi ceplerinize koymadan ve dik durun. Doğal olarak görüşmeyi düzenleyen kişinin belleğinde yer etmek istersiniz.

CV Ek Mektubu Örneği

Ara 30th, 2015

CV’nizle ya da başvuru formunuzla yollayacağınız ek mektup size kuvvetli yanlarınızın altını çizmek ya da işe alınmanızı etkileyecek her türlü etkenden söz etme fırsatı verir.

CV Ek Mektubu Sunuş

CV’nizi hazırladınız ve işverene göndermeye karar vediniz. CV örneği ni yazımızda bulabilirsiniz.

Bu mektup sizi işverene ‘satmaya’ yönelik bir pazarlama aracıdır. Aranan özelliklere uygun olduğunuz izlenimini vermek için temiz, düzenli ve kolay okunabilir olmalıdır.

Eğer ilân öyle şart koşuyorsa elde yazılmış bir mektup gönderilmelidir, eğer hiçbir tercih belirtilmemişse, elle de yazabilirsiniz, daktilo da edebilirsiniz.

CV’niz için kullandığınız beyaz A4 kağıt en iyisidir. Çok koyu renkli olmamak koşuluyla herhangi bir iyi ve düz kağıt da kullanılabilir. Mavi ya da siyah mürekkep tercih ediniz.

Mektubu ‘Saygılarımla’ diyerek bitirecekseniz ilânda adı verilen şahsa yollayın. Eğer isim verilmemişse ‘Sayın Baylar’ diye başlayın. ‘Saygılarımla’ diye bitirin ve basitçe ‘Personel bölümü’ne yazın.

Aşağıda bir örnek verilmiştir. Yakında adres değiştirecekseniz bunu belirtin ve eğer belliyse taşınacağınız tarihi ve yeni adresinizi verin.

CV Ek Mektubu Örnegi

CV Ek Mektubu Örnegi

‘Ay sonuna kadar bu adresteyim ama 31’inde ….adresine taşınacağım ve telefon numaram …..olacaktır.’

Alıcının iş saatlerinde sizinle nereden bağlantı kurabileceğini bilmesini sağlayın. Sabit bir adresiniz yoksa, mesajları alabileceğiniz ve mektupları alabilmeniz için bekletilebileceği bir yer ayarlayın. Bir şeyler kaçırmamak için her gün telefon edin.

CV Ek Mektubu Örnek Düzen

  • Adresiniz
  • Posta Kodunuz
  • Telefon Numaranız
  • Tam Tarih,
  • Örnek 7 temmuz 2015
  • Alıcının Adı
    (İlânda yazıldığı biçimde)
  • Adres
  • Sayın Bay/Bayan İsim (İlanda yazıldığı biçimde)
  • Giriş paragrafı; ilandan, işten ve ilişikten söz edin. (CV ya da başvuru formu, ikisi birden değil)
  • Önerebilecekleriniz
  • Kişisel koşullarınızı açıklayın. (Eğer uygunsa)
  • Son paragraf, ilân sizden şimdiki aylığınızı belirtmenizi istiyorsa, bunu burada belirtin. Aksi takdirde belirtmeyin.
  • Saygılarımla,
  • İmzanız
  • İsminiz

CV Ek Mektup Örnek Metin

Metin ile ilgili birçok örnek bulabilirsiniz ancak birkaç genel nokta değişmez. Eğer işinizden neden ayrılmak istediğinizi belirtmeniz istenmişse o anki işvereninizi doğrudan eleştirmeniz tavsiye edilmez. Onun yerine işinizin size bir gömlek küçük geldiğini ya da sizin çalışılması zor biri olarak algılandığınızı gösterin.

Şimdiki işinizde aşırı çalıştırılmış, az ücret almış ve ruhen yıpranmış olabilirsiniz, ancak yeni bir işe başvururken en iyisi bunlardan söz etmemektir. Sizi ve sıkıcı çalışma kapasitenizi bilmezler ve sizin kolay bir iş aradığınızı düşünebilirler.

Özgeçmiş Ek Mektubu Örnekler

Kısa, duyarlı tek bir paragraf