Haftalık Ekonomi Finans Bülteni 31 Mart 2014

Haftalık Ekonomi Finans Bülteni 31 Mart 2014

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch geçtiğimiz hafta Pazartesi günü yayımladığı raporda Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da yer alan gelişmekte olan ülkelerdeki 86 şirkete uyguladığı, yerel para biriminde %15’lik değer kaybını baz alan stres testlerinin sonuçlarını açıkladı. Bu çerçevede raporda, cari açık ve bütçe açığı (çifte açık) olan Brezilya, Hindistan, Endonezya gibi ülkelerde yer alan şirketlerin söz konusu senaryo altında sermaye akımlarındaki yavaşlamaya karşı yüksek miktarda duyarlı oldukları belirtilirken, reel sektörü en kırılgan ülkenin Türkiye olduğu vurgulandı.

Fitch’in Pazartesi günü yayımladığı raporunun ardından bir diğer uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de geçtiğimiz hafta yayımladığı raporda Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerde
bulundu. Raporda, siyasi belirsizlikler ve piyasalarda yükselen volatiliteye bağlı olarak Türkiye’nin dış şoklara karşı daha kırılgan hale geldiği belirtildi. Diğer taraftan, ülkenin döviz cinsi borçluluğunun yönetilebilir seviyelerde olduğu ifade edilirken, karşılaşılabilecek ekonomik şoklar durumunda maliye politikasının ekonomiyi destekleyebileceği de belirtildi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kredi derecelendirme kuruluşları Moody’s ve Fitch’in Türkiye ekonomisine yönelik olumsuz değerlendirmelerinin kısmen haklı olsa bile yüzeysel analizlere
dayandırıldığını belirtti. Ülke ekonomisinin sağlam temellere sahip olduğunu ifade eden Şimşek, yıl içinde cari açığın önemli oranda daralacağını söyledi. Döviz borcu bulunan şirketlerin çoğunun döviz cinsinden gelir elde ettiklerini de sözlerine ekleyen Şimşek, özel sektörün döviz açık pozisyonunun ağırlıklı olarak orta ve uzun vadeye yayıldığının unutulmaması gerektiğini belirtirken kısa vadeli olan kısmın ise yönetilebilir olduğunun altını çizdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye’nin bankacılık sektörünün görünümüne ilişkin değerlendirmelere yer verdiği raporunda, sektörde risklerin yükseldiğine dikkat çekti. S&P, yurt içindeki siyasi gelişmelerin ve yaklaşan seçimlerin bankacılık sektörü için risk unsuru olarak görüldüğünü belirtirken, Fed’in para politikası kararlarının da 2014 yılında sektörün fonlama maliyetlerini artırabileceğini ifade etti. TCMB’nin faiz artırım kararının ardından 2014 yılında sektörde faiz marjları üzerinde baskı olacağını vurgulayan S&P, raporda kredi artış hızının ivme kaybetmesine bağlı olarak sektörde kârlılığın azalabileceğini belirtti.

TCMB 18 Mart’ta gerçekleştirdiği PPK toplantısının özet metnini yayımladı. İç talepte gözlenen yavaşlamanın henüz iktisadi faaliyete yansımadığının belirtildiği metinde, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin etkisini koruduğu ve para politikasının normalleşme süreci çerçevesinde gerekmesi halinde TL cinsi tutulan zorunlu karşılıklara faiz ödenebileceği belirtildi. Yurt içi piyasalarda oldukça olumlu karşılanan bu haberin ardından Resmi Gazete’de zorunlu karşılıklara faiz ödenebilmesinin önünü açan tebliğ yayımlandı.

TCMB Başkanı Erdem Başçı Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu toplantısında yaptığı sunumda sıkı para politikasına ek olarak alınan makro ihtiyati tedbirlere ve yavaşlayan sermaye akımlarına bağlı olarak tüketici kredilerinde yavaşlama gözlendiğini belirtti. Bu çerçevede, ivme kaybedeceği öngörülen yurt içi talebin büyüme üzerindeki aşağı yönlü etkisini ihracatta sağlanacak artışın sınırlandıracağını ifade eden Başçı, önümüzdeki dönemde cari açıkta belirgin bir iyileşme gözleneceğini vurguladı. Başçı, ekonomide ciddi bir yavaşlama gözlenmesi halinde ise TCMB’in elindeki araçlar ile bankacılık sektörünün aracılık maliyetlerini azaltıcı yönde bir politika izleyebileceğini de duyurdu. Başçı, önümüzdeki dönemde zorunlu karşılıklara faiz ödenmesinin gündeme alınabileceğini belirtirken, söz konusu kararın ROM üzerindeki etkileri dikkate alındığında ödenecek faizin sınırlı tutulmasının uygun bir yaklaşım olacağını ifade etti.

ABD’de açıklanan imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) Mart ayında bir önceki aya göre 1,2 puan gerileyerek 55,5 düzeyinde gerçekleşti. Bu endeks, Şubat ayında son 4 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı. İmalat sanayinde büyüme hızının bir miktar yavaşladığına işaret eden PMI verisindeki düşüşte kötü hava koşullarının gecikmeli etkilerinin belirleyici olduğu gözlendi. Öte yandan, gerilemeye rağmen endeksin özellikle yeni siparişlere ilişkin alt kaleminin oldukça güçlü olduğu dikkat çekiyor.

Geçtiğimiz hafta açıklanan verilere göre ABD’de tüketici güven endeksi, Mart ayında 82,3 puan ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Altı yılı aşkın bir süredir en yüksek düzeye ulaşan tüketici güvenini, işgücü piyasasına yönelik olumlu beklentiler destekledi. Güçlü tüketici güveni verisi ile beraber, kötü hava koşullarının ekonomik beklentilerde yarattığı bozulmanın etkisinin atlatıldığı yorumları güçlendi. Diğer taraftan, Case-Shiller konut fiyatları endeksi aylık bazda düşse de, yıllık bazda % 13,2’lik artışla yükseliş eğilimini sürdürdü.

ABD’deki dayanıklı mal siparişleri Şubat ayında %2,2 oranında yükselerek beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti. ABD ekonomisine ilişkin olumlu sinyaller devam ederken, St. Louis Fed
Başkanı James Bullard, ülke ekonomisinin kademeli olarak toparlandığını ve yıl bitmeden işsizlik oranının %6 seviyesinin altına gerileyebileceğini dile getirdi. Philadelphia Fed Başkanı Charles Plosser ise tahvil alım programının sonbaharda sonlandırılabileceği ifadesini yineleyerek, faiz artışının ekonomik görünüme bağlı olarak şekilleneceğini söyledi. Chicago Fed Başkanı Charles Evans, faizlerin muhtemelen 2015 yılının ikinci yarısında artırılacağını, söz konusu kararda enflasyonun seyrinin belirleyici olacağını ifade ederken, New York Fed Başkanı William Dudley ise, tahvil alımlarının sonlandırılmasından sonra bile faizlerin uzun bir süre daha düşük seviyelerde kalması gerektiğine yönelik görüş bildirdi. Geçtiğimiz haftaki Fed toplantısının ardından Fed Başkanı Janet Yellen, faizlerin tahvil alımlarının sonlandırılmasının ardından “makul bir süre sonra“ artırılabileceğini belirtmişti.

ABD’de daha önce %3,2’den %2,4’e revize edilen 2013 yılının son çeyreğine ilişkin GSYH büyüme verisi nihai olarak %2,6 düzeyinde ilan edildi. Büyüme verisi beklentilerin bir miktar altında kalsa da, özellikle sağlık ve hizmet sektörlerine yönelik tüketim harcamalarındaki artışa bağlı olarak toplam tüketim harcamalarının son üç yılın en hızlı yükselişini kaydetmesi ülkede iktisadi faaliyetin ivme kazanacağına yönelik görüşleri destekledi.

Almanya’da yatırımcı güvenini ölçen Ifo endeksi beklentilerin bir miktar altında açıklandı. Son beş aydır ilk kez gerileme kaydeden Ifo endeksinin zayıf performansında Ukrayna kaynaklı endişelerin
etkili olduğu düşünülüyor. Diğer taraftan, Euro Alanı’nda politika yapıcılarının yaptıkları konuşmalar gündemde önemli yer tuttu. ECB yönetim kurulu üyesi Jens Weidmann negatif faiz oranlarının aşırı değerli Euro’yu dizginlemek için tercih edilebilir bir yöntem olduğunu belirtirken, diğer bir yönetim kurulu üyesi Jozef Makuch da bölgede deflasyon ihtimalinin arttığını ve bunun önüne geçmek için yeni kararlar almaya hazır olduklarını ifade etti.

Bir önceki yazımız olan Güncel döviz borsa bilgileri dolar euro döviz borsa bilgileri BORSA DÖVİZ başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

1 yorum

  1. Are able to use that very, very hard to adhere to the new designs so that you can buy a different two of Cheap Oakley Sunglasses at the very two time per year. But oakley replications it’s easy to fund grow come turn into fancy over summer and winter while save yourself tons of money. That is definitely all allow me to look into. However, Involving one has the actual tends to make and its best.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*