İş Görüşmesine Hazırlık

Bir görüşmeye çağırıldınız. Tebrikler! Şimdi ise bu görüşmenin hedefinize ulaşmanızı sağlamasını istiyorsunuz: Bir iş teklifi.

Bu yazımızda görüşmenizi, aradığınız bir iş teklifine dönüştürmek için gerçek durumlara uygun öğütlere yer verdik. İş Görüşmesine Hazırlık Bütün öneriler, adayların, işverenlerin ve işe yerleştirme uzmanlarının yanı sıra nadiren mülâkat yapanların da deneyimlerinden ortaya çıkmıştır.

Her işverenin kendi yöntemleri olacaktır. Görüşmelerin tam olarak nasıl düzenleneceği konusunda hiçbir zaman emin olamazsınız. Burada olağan işlemlerin ana hatları çizilmiştir ve kuruluşlar bu işlemler arasından kendi, seçimlerini kullanacaklardır. ‘Kuruluş’ deyince köşedeki marketten holdinglere kadar her büyüklükte işverenin yanı sıra okullar, hastaneler, araştırma kurumlan, kazanç sağlamak için işletilmeyen kurumlar ve yerel yönetimler de anlaşılmalıdır.

Şimdi biraz zaman ayırarak aşağıdaki yapılacaklar – yapılmayacaklar listesini incelemekle işe başlayın. Vereceğimiz mülakat taktikleri her zaman işinize yarayacaktır.

İyi şanslar.

İş Görüşmesine Hazırlık

İş Görüşmesinde Yapılacaklar

  • Görüşme yerinde zamanında bulunun.
  • Düzenli ve temiz görünün.
  • Hazırlıklı olun.
  • İlgili ve uyanık görünün.
  • Kendiniz olun.
  • Dürüst olun.
  • Dikkatli dinleyin.
  • Çekinmeden konuşunu,
  • Her zaman nazik olun;
  • Zaman zaman gülümseyin,
  • Kendinizi iyi satın.

İş Görüşmesinde Yapılmayacaklar

  • Geç kalmayın.
  • Dağınık olmayın.
  • Koltukta kambur gibi oturmayın.
  • Burnunuzu çekmeyin.
  • Laf gevelemeyin.
  • Yalan söylemeyin, ancak zararlı bilgi de vermeyin.
  • Kendinizi olduğunuzdan daha düşük göstermeyin.
  • Tartışmayın.
  • Önerilmeden gezi masrafları ile ilgili sorular sormayın.
  • Yapmacık hareketlerden kaçının.

İş Görüşmesinde İlk İzlenim

İyi bir ilk izlenim yapabileceğiniz en iyi başlangıçtır. Eğer görüşmeyi düzenleyen kişiler hoş göründüğünüze karar verirlerse başlangıçta puanları toplamışsınızdır. Temiz bir görünüm daha ilk dakikalarda size yarar sağlar.

İş Görüşmesine Hazırlık

Görüşmeden önceki gece:

  •  Giysilerinizi (renk, etki, düğmeler, temiz ve ütülü),
  •  Ayakkabılarınızı (temiz ve boyalı),
  •   Saçınızı (yıkamaya gereksinim var mı?),
  •   Tırnaklarınızı (temiz ve kesilmiş),
  •   Takılarınızı (en az miktarda), kontrol edin.

Kuruluşun fazla dikkat çeken bir giyim tarzını ya da yeni bir giysiyi hoş karşılayacağından emin değilseniz bunlardan kaçınmanız gerekir. Mülakat püf noktalarına dikkat ettiğiniz sürece diğer adaylardan bir adım önde olursunuz.

İş Görüşmesine En Uygun Kıyafet Seçimleri

  •  Beyaz gömlek ya da bluz.
  •  Düzgün bir kravat.
  •  Baylar için siyah ayakkabı, bayanlar için siyah, orta yükseklikte topukları olan kapalı ve sade ayakkabı.

İri kişiler uzun ceketler ya da bluzlar gibi zayıf gösteren giysiler giymelidirler. Zayıf kişilerse görünümlerini belirginleştirmek durumundadırlar. Hiçbir işveren bir sağlık sorunu var gibi görünen birisinden memnun kalmaz. Kot pantolonlar, Önlükler ve son moda giysiler farklı iş görüşmelerinde giyilebilir. Ancak giydiğiniz her şey düzgün, temiz ve sağlam olmalıdır. Bayanlar çok dar ya da transparan giysilerden kaçınmalıdırlar. Parasız kaldıysanız ödünç alın ya da indirimli giysilere bir göz atın.

Giyeceklerinizi siz seçeceksiniz. Kimi kuruluşların şirket kültürünün bir parçası olan imgeleri vardır. Büyük bir olasılıkla bireysel tarzınızı ve kişiliğinizi istemeyeceklerdir ve düşüncelerine uygun düşen kişileri arayacaklardır. Eğer gereksinimlerine uyamayacağınızı düşünüyorsanız, onları aklınızdan çıkarın ve yeniden başlayın.

Başka işverenler uygunsuz tarzınızı hoş karşılayacaklardır; ancak görüşmelerde şansınızı zorlamayın ve iş sizin olana kadar tarzınızı sade tutun. Ortam konusunda bir karara vardığınızda değişikliklere geçebilirsiniz. Örnek olarak, moda sektöründeki kişiler büyük bir olasılıkla kendi hazırladıkları giysilerden birini giyeceklerdir demektir.

Erkeklerin yönlendirdiği kuruluşlarda ya da işlerde bir görüşme yapılırken bayanların etek giymesi daha iyi olacaktır. Pantolonlar yönetimi ele geçirmeye yönelik bir tehdit ya da üstünlük kurma amacı olarak yorumlanabilir.

Kokusu ağır olmayan bir deodorant kullanın. Bir kişinin hoşlandığı bir şey bir başkasının alerjisi olabilir ve görüşmeyi düzenleyen kişinin takıntılarını önceden bilemezsiniz.

Nasıl yürüdüğünüz ve konuştuğunuz kayıt görevlisine ve görüşmeyi düzenleyen kişiye sunduğunuz görünümün bir parçasıdır. İçinizde bir huzursuzluk olsa da, oluşacak olan bir güven havası gerçek güvenin doğmasını sağlayacaktır. Görüşme yerine geldiklerinde kendisini farkettirecek birisi olun. Ayağa kalkın, ellerinizi ceplerinize koymadan ve dik durun. Doğal olarak görüşmeyi düzenleyen kişinin belleğinde yer etmek istersiniz.

CV Ek Mektubu Örneği

CV’nizle ya da başvuru formunuzla yollayacağınız ek mektup size kuvvetli yanlarınızın altını çizmek ya da işe alınmanızı etkileyecek her türlü etkenden söz etme fırsatı verir.

CV Ek Mektubu Sunuş

CV’nizi hazırladınız ve işverene göndermeye karar vediniz. CV örneği ni yazımızda bulabilirsiniz.

Bu mektup sizi işverene ‘satmaya’ yönelik bir pazarlama aracıdır. Aranan özelliklere uygun olduğunuz izlenimini vermek için temiz, düzenli ve kolay okunabilir olmalıdır.

Eğer ilân öyle şart koşuyorsa elde yazılmış bir mektup gönderilmelidir, eğer hiçbir tercih belirtilmemişse, elle de yazabilirsiniz, daktilo da edebilirsiniz.

CV’niz için kullandığınız beyaz A4 kağıt en iyisidir. Çok koyu renkli olmamak koşuluyla herhangi bir iyi ve düz kağıt da kullanılabilir. Mavi ya da siyah mürekkep tercih ediniz.

Mektubu ‘Saygılarımla’ diyerek bitirecekseniz ilânda adı verilen şahsa yollayın. Eğer isim verilmemişse ‘Sayın Baylar’ diye başlayın. ‘Saygılarımla’ diye bitirin ve basitçe ‘Personel bölümü’ne yazın.

Aşağıda bir örnek verilmiştir. Yakında adres değiştirecekseniz bunu belirtin ve eğer belliyse taşınacağınız tarihi ve yeni adresinizi verin.

CV Ek Mektubu Örnegi
CV Ek Mektubu Örnegi

‘Ay sonuna kadar bu adresteyim ama 31’inde ….adresine taşınacağım ve telefon numaram …..olacaktır.’

Alıcının iş saatlerinde sizinle nereden bağlantı kurabileceğini bilmesini sağlayın. Sabit bir adresiniz yoksa, mesajları alabileceğiniz ve mektupları alabilmeniz için bekletilebileceği bir yer ayarlayın. Bir şeyler kaçırmamak için her gün telefon edin.

CV Ek Mektubu Örnek Düzen

  • Adresiniz
  • Posta Kodunuz
  • Telefon Numaranız
  • Tam Tarih,
  • Örnek 7 temmuz 2015
  • Alıcının Adı
    (İlânda yazıldığı biçimde)
  • Adres
  • Sayın Bay/Bayan İsim (İlanda yazıldığı biçimde)
  • Giriş paragrafı; ilandan, işten ve ilişikten söz edin. (CV ya da başvuru formu, ikisi birden değil)
  • Önerebilecekleriniz
  • Kişisel koşullarınızı açıklayın. (Eğer uygunsa)
  • Son paragraf, ilân sizden şimdiki aylığınızı belirtmenizi istiyorsa, bunu burada belirtin. Aksi takdirde belirtmeyin.
  • Saygılarımla,
  • İmzanız
  • İsminiz

CV Ek Mektup Örnek Metin

Metin ile ilgili birçok örnek bulabilirsiniz ancak birkaç genel nokta değişmez. Eğer işinizden neden ayrılmak istediğinizi belirtmeniz istenmişse o anki işvereninizi doğrudan eleştirmeniz tavsiye edilmez. Onun yerine işinizin size bir gömlek küçük geldiğini ya da sizin çalışılması zor biri olarak algılandığınızı gösterin.

Şimdiki işinizde aşırı çalıştırılmış, az ücret almış ve ruhen yıpranmış olabilirsiniz, ancak yeni bir işe başvururken en iyisi bunlardan söz etmemektir. Sizi ve sıkıcı çalışma kapasitenizi bilmezler ve sizin kolay bir iş aradığınızı düşünebilirler.

Özgeçmiş Ek Mektubu Örnekler

Kısa, duyarlı tek bir paragraf

Özgeçmiş Nasıl Hazırlanır?

Özgeçmiş yazmanın değişmez formülleri yoktur. Özgeçmiş sizi yansıtır. İçerik ve biçim olarak tamamıyla sizin ürününüzdür. Özgeçmiş Nasıl Hazırlanır? Önemli olan birtakım temel prensipleri anlamak ve yaratıcılığınızı da kullanarak hazırlayacağınız özgeçmiş yazınızda bu temel prensiplerden yararlanmaktır.

Bu kitap size temel bilgileri vermeyi ve bu temel prensiplere dayanarak Özgeçmişinizi nasıl yazacağınız konusunda sizi aydınlatmayı hedeflemektedir.

Önemli olan sizin beğendiğiniz işyerinin sizin özgeçmişinizi beğenmesi ve sizi görüşmeye çağırmasıdır!

Özgeçmişinizi yazmadan önce değerlerinizi analiz edin.

Etkili özgeçmiş yazımında önemli aşamalardan biri budur. Ne tür bir işin size uygun olduğuna ve özgeçmişinizin nasıl olacağına bu yolla karar verebilirsiniz.

Kendinizi ve sahip olduğunuz değerleri analiz etmenin basitten çok karmaşığa kadar uzanan çeşitli yöntemleri vardır. İstediğiniz yöntemi kullanabilirsiniz.

Özgeçmiş Nasıl Hazırlanır?
Özgeçmiş Nasıl Hazırlanır?

Yararlı olduğuna inanılan basit yöntemlerden biri, güçlü olduğunuz noktaları (eğitim, iş tecrübesi, yetenekler, hobiler, ilgi alanları) tek tek maddeler halinde sıralamak, daha sonra da yapmak istediğiniz tür işleri sıralayarak güçlü olduğunuz noktalara uygun işler seçmektir.

Bu arada, CV hazırlarken önemli noktalardan biri de işvereni (yapabildiğiniz kadar) analiz etmektir. Bu da özgeçmişinizi nasıl şekillendireceğiniz konusunda size yol gösterirdir

Kaç tane özgeçmişiniz olmalıdır?

“Bu ne biçim soru, tabii ki bir tane olacak” demeyin. Özgeçmiş hazırlama amacı hayat hikâyenizi anlatmak değil de müstakbel işvereni etkilemek olduğuna göre, eğer birden fazla önemli uzmanlık alanınız varsa her biri için ayrı bir özgeçmiş hazırlayabilirsiniz.

Örneğin, hem eleman seçimi hem de eğitim konusunda uzmanlaşmış bir profesyonel, eğitimle ilgili bir işe başvuracağı zaman bu konudaki tecrübesini öne çıkaran bir özgeçmiş kullanmalıdır. Eleman seçimi tecrübesinin önemli olduğu bir iş için j ise, bu tecrübesini öne çıkaran bir özgeçmiş kullanmalıdır.

Aynı şekilde üniversitenin bankacılık ve reklamcılık bölümlerinin ikisini birden bitirmiş olan bir yeni mezun, bir reklam şirketine ve bir bankaya aynı CV ile başvurmamalıdır.

Özgeçmiş ilk olarak ne zaman yazılmalıdır?

Liseyi bitirir bitirmez!

O kadar erken yazmaya ne gerek var, diye düşünebilirsiniz. Üniversiteye gitmeyecekseniz zaten yazmanız gerekli, eğitiminize devam edecekseniz de bunun çeşitli faydaları var:

Birincisi, özgeçmiş yazmak aynı zamanda insanın kendisini değerlendirmesi olduğu için erken yaşlarda yazmak ilerisi için önemli ipuçları verir.

İkincisi, özgeçmiş yazmaya daha çabuk alışırsınız.

Üçüncüsü, eğitiminiz boyunca staj ve “part time” işler için özgeçmiş gerekecektir.

Dördüncüsü, iş bulma aşamasına geldiğinizde iki ayağınız bir pabuca sığmaz ve diğerlerinden daha iyi bir özgeçmişiniz olur.

İş bulduktan sonra özgeçmişe olan gereksiniminiz ortadan kalkmaz. Her profesyonel çekmecesinde güncel bir özgeçmiş bulundurmalıdır.

Özgeçmiş hangi dilde yazılmalıdır?

Aslında işin doğrusu (yabancı dil bilginiz varsa, ki geçerli dil genellikle İngilizcedir) her iki dilde de özgeçmişiniz olmalıdır.

İngilizce özgeçmiş isteyen ya da İngilizce bilginizin önemli olduğu işyerlerine özgeçmiş yollarken İngilizce CV yollayın.

İngilizcenin gerekli olmadığı ya da çok önemli olmadığı durumlarda ise Türkçe olanını yollayın, çünkü genellikle Türkçe özgeçmişlerde ulaşacağınız ifade zenginliğine yabancı dilde yazacağınız bir özgeçmişte ulaşmanız daha zordur.

Çok önemli bir nokta: İngilizceniz yeterli değilse, yabancı dilde yazacağım diye yanlışlarla dolu bir özgeçmiş yazmayın ve yollamayın.

Ön mektup (Cover letter) nedir?

Özgeçmiş hiçbir zaman tek başına gönderilmez. Başına bir ön mektup eklenir. Özgeçmişinizin bir anlamda sunuşu sayılan ön mektup ile gönderilir.

Özgeçmiş nasıl kullanılır?

İş ararken özgeçmişinizi şu şekillerde kullanmanızda yarar var:

  • Bir ilana başvururken gönderin.
  • İlan olmasa da iş olanağı bulabileceğinizi tahmin ettiğiniz firmalara gönderin.
  • Görüşmeye giderken birkaç kopya yanınıza alın. Görüşme sonunda bırakırsınız. Sizi daha iyi hatırlarlar ve sizinle henüz görüşememiş diğer müdürlere verebilirler.
  • İş aradığınızı söylediğiniz arkadaşlarınıza verin. Sizi daha iyi tanırlar ve bahsettikleri insana özgeçmişinizi verirler.
  • Referans olarak göstereceğiniz yöneticilere verin, sorduklarında sizi daha iyi anlatabilirler.

Özgeçmiş Nedir Nasıl Olmalıdır?

Özgeçmiş işe alınmayı değil görüşmeye kabul edilmeyi sağlar. Özgeçmişinizi kullanarak ve işyerlerine göndererek işi garantiye alamazsınız. İşe alınmanın önkoşulu görüşmeye girebilmektir. Görüşmeye girmek isteyen çok sayıdaki aday arasından sıyrılabilmek içinse iyi ve etkili yazılmış bir özgeçmiş gereklidir. Görüşmeye girdikten sonra kendinizi çok daha geniş bir şekilde ve yüz yüze olmanın rahatlığı ile anlatabilirsiniz. Özgeçmişiniz size görüşmeye girme olanağını sağlar.

Özgeçmiş Nasıl Olmalıdır?

Özgeçmiş iyi ve doğru yazılmış olmalıdır. Kötü yazılmış bir özgeçmiş görüşmeyi ve işi kaybettirir.

Özgeçmiş sizin hayat hikâyeniz değildir

Hiçbir işveren sizin hayat hikâyenizle ilgilenmez. Bu, ne onun ilgi alanına girer ne de bunun için vakti vardır. Müstakbel gelin ya da damat adayına gönderecekseniz hayat hikâyenizi yazın. Aksi halde boşa zaman ve emek harcamış olursunuz.

Bu nedenle özgeçmişinize ” Ben Mehmet Ersin, 1982 yılında Edirne’de doğdum, ilk ve ortokulu Edirne’de okuduktan sonra, subay olan babamın tayini nedeni ile …” diye başlayıp, anlatılacak neyiniz varsa hepsini sıralamayın.

Özgeçmiş Nedir Nasıl Olmalıdır?
Özgeçmiş Nedir Nasıl Olmalıdır?

Özgeçmiş, “değerlerinizin” işverene sunuluşudur!

CV’niz yaptığınız her şeyi anlatacağınız bir yazı değildir. Bir işe girebilmeniz için, o işe uygun özelliklerinizi ve başarılarınızı özetleyen bir sunuştur.

CV’nin amacı kendinizi işverene sunmaktır. Öyle sunmalı ki, işveren sizinle görüşme yapmayı istesin. Değerinizi, başkaları için neler yaptığınızı göstererek ispatlarsınız. Özgeçmiş sizin kişisel reklamınızdır, başka bir deyişle işverenlere sizin işe uygun olduğunuzu göstereceğiniz ana pazarlama aracıdır. Özgeçmiş işverene eski tecrübenizi ve onun şirketine neler kalabileceğinizi göstermelidir.

Bu nedenle özgeçmişe, yaptığınız her şeyi, tüm yeteneklerinizi ve hobilerinizi yazmak yerine en etkili olacakları seçerek yazmalısınız. Yazınızda en fazla bölümü ise bu seçtikleriniz arasında en önemli olanlara ayırmalısınız.

Özgeçmiş formu aynı zamanda insanların sizinle ilişki kurabilmeleri için gerekli olan bilgileri (adres, telefon, isim gibi) sunan bir belgedir.

Özgeçmişe her şeyi yazmayacağınız ve sadece iş için sizi destekleyecek şeyleri yazacağınız gibi, yanlış ve gerçek olmayan hiçbir şey yazmamaksınız, çünkü bir gün mutlaka ortaya çıkar. Ortaya çıkınca da çok zor bir durumda kalırsınız.

Özgeçmişiniz size özgü ve farklı olmalıdır. işverenlere her ay yüzlerce cv formu gelir ve personel yöneticileri bu özgeçmişleri inceleyip elemeden geçirirler. Her şeyi birbirine benzeyen özgeçmişlerin görüşme için şansı azdır. Özgeçmişiniz içerik ve biçim olarak farklı olmalıdır. Böylelikle sizin farklı bir insan olduğunuz anlaşılabilir.

İnsan İlişkilerinde Beden Dilinin Önemi

İnsanlar konuşarak anlaşmayı geliştirmeden önce, beden dilleriyle anlaşırlardı. Beden dili insanların ilk anlaşma aracı ve ilk dili olmuştur. Bedenlerinin dili aracılığıyla insanlar duygularını, düşüncelerini, isteklerini, ihtiyaçlarını ve ruhsal zenginliklerini başka insanlarla paylaşmışlardır.

Günümüzde insan ilişkilerinde beden dilinin önemi daha iyi anlaşılmakta, artık geçmişte olduğu gibi beden ve ruh birbirinden ayrı olarak düşünülmemektedir. Ruh ve beden birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Ancak kendimize sormamız gereken soru şudur: “Bedenim benim sahip olduğum şeylerden sadece biri mi, yoksa ben bedenimden mi ibaretim.” Bugün birçoklarına göre bu sorunun cevabı çok açıktır: Yaşadıkça ve başka insanlarla iletişim içinde bulundukça, ben bedenimden ibaretim.

Günümüzde dünyanın en çok konuşulan dili olan İngilizce’de bu kimlik problemini açıkça vurgulayan sözcükler vardır. Örneğin bu dilde “birisi” anlamına gelen “somebody” ve “hiç kimse” anlamına gelen “nobody” sözcüklerinin her ikisinde de bulunan “body” sözcüğü “beden” anlamına gelmektedir. Beden olmaksızın varlık olmaz ve dolayısıyla insanın kendisiyle ilgili bir kavram da söz konusu olamaz.

Bedenimiz iç dünyamız ve varlığımızın dünyaya açılışıdır. Bu varlık ancak bilinçli bir duyarlılıkla kavranabilir.

İnsan İlişkilerinde Beden Dilinin Önemi
İnsan İlişkilerinde Beden Dilinin Önemi

Halk arasındaki yaygın görüşlerin ve dinlerdeki cezalandırıcı yaklaşımların etkisiyle; bedenin isteklerinden kaçınılması ve bedeninin terbiye edilmesi gerekir. Bedensel arzular ahlaka aykırıdır ve günahtır. Bu anlayış açısından beden olumsuz bir varlık olarak algılanır. Belki bu inançların etkisiyle insanlar dikkatlerini bedenlerinden uzak tutmuşlar ve bedenlerine karşı olumsuz bir tutum içine girmişlerdir. Bu da bedenimize gitgide yabancılaşmamıza sebep olmuştur. Güçlüğün temelinde, bedenimizi kabul etmemek ve bedenimizle olan ilişkilerimizi özgürce ve bilinçli olarak yaşamamak yatmaktadır.

Biz kendimizi ve çevremizi ancak kendi bedenimizle algılayabiliriz.

Sinir sistemi ve duyu organları çevreden aldıkları uyaranları beyne gönderirler. Bu uyaranlar beyinde iki yönlü değerlendirilir. Birincisi yaşantının kendisinin, İkincisi de bu yaşantının hoş veya nahoş olarak değerlendirilmesidir. Bu değerlendirmeleri kullanarak dünyaya karşı kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda bir tavır alırız.

Öğrendiğimiz ilk dil beden dilimizdir

Anadilimizden başka bir dil öğrenmek için, zaman ve enerji harcarız. Bir yabancı dili, iyi öğrendiğimiz ölçüde kendimizi daha iyi ifade edebilir, karşımızdakini daha iyi anlarız. Temel dilimiz olan bedenimizin dilini öğrenmek için neden zaman ayırmadığımızı anlamak güçtür. Hiç kimse beden dilinin ifadelerinden kaçamayacağı veya bunu başaramayacağı için, bu dili öğrenmeye çalışmak çok yararlıdır. Böylece kendi dünyamızı yansıtma biçimimiz ve birlikte yaşadığımız insanların iç dünyalarıyla ilgili önemli bilgilere sahip oluruz. Aslında her insan, beden dili konusunda bildiğini düşündüğünden, çok daha fazlasını bilir.

Eğer beden dilimize önyargısız ve cesaretle yaklaşırsak birçok görüşme ve karşılaşmanın sonucunu başarılı kılmamız mümkün olur. Duyguların ve düşüncelerin kelimelere dökülmediği durumlarda bunu çok açık olarak hissederiz. Böyle anlarda bir bakış, başın bir dönüşü, kavrayan bir jest, savunucu bir mimik binlerce kelimeden fazla anlam taşır. İnsanlar kelimeleri, çoğunlukla gerçek duygu ve düşüncelerini örtmek için kullanırlar.

Bir bebeği gözleyerek, ailesinin ondan beklediği beden davranışlarını zamanla nasıl geliştirdiğini izleyebiliriz. Bu olmasaydı, bebeğin ailesi tarafından anlaşılması mümkün olamazdı. Gelişim temel olarak daima aynı kalıbı izler ve çocuk, bedeninin davranışlarını içinde yaşadığı aile çevresine uydurur.

Genç bireyler de yaşadıkları çevrede duygu ve düşüncelerini beden dilleriyle kelimelerden çok daha açık bir şekilde ifade ederler. Gençlerin, kendi çevrelerinde geçerli olan normlara karşı çıkışları da, kelimelerden çok daha güçlü olarak beden diliyle ortaya konur. Bunu gençlerin hem bir başkasıyla olan sıradan ilişkilerinde, hem de yetişkinlerle olan teşhirci davranışlarında görmek mümkündür. Ana-babalar, öğretmenler bunu “kötü davranış” olarak kabul edebilir ve öfkelenebilirler. Böylece gerginlik ve halk arasındaki ifadesiyle “kuşak çatışması” ortaya çıkar. Bütün bunların nedeni beden işaretlerini anlayamamamız ve yanlış değerlendirmemizdir.

Genç bir insanın elini sallaması ve omuzlarını silkmesini, yaşıtları kayıtsızlık ve isteksizlik olarak algılarken, anne-babası veya öğretmenleri saygısızlık veya saldırganlık olarak algılarlarsa, bu onların öfkelenmelerine sebep olur. Böylece bir yanlış anlama giderek bir çatışmaya dönüşür.

Bu yanlış anlamanın sebebini kavramak çok kolaydır. Yetişkinlerin sosyal rollerdeki beden dilinin başka bir kodu vardır. Bütün yetişkinler işyerlerinde ve toplumsal rollerinde belirli beklentileri karşılamak zorundadır. Bir işçi, bir yönetici, bir doktor, bir şoför için farklı davranış kuralları söz konusudur. Bu beklenti ve normlar beden dilini de şekillendirir. Beden dili aynı zamanda bize sosyal rolleri gösteren bir aynadır.

Sosyal statü ve bir grup içindeki hiyerarşi; bireyin kendisini grup içinde algılayışı, grubun yapısı ve insanların toplumsal konumlarını beden dilleri ile yansıtmalarından anlaşılır. Beden dilinin kelimelerden çok daha kolay anlaşılma özelliği ise hiç değişmez.

İnsan hayat boyunca çoğunlukla farkında olmaksızın günlük beden dilini son derece etkili olarak kullanır. Ancak bedenini, kelimeleri kontrol ettiği gibi kontrol edemez. Bedenimiz olaylara veya durumlara karşı çok daha fazla kendiliğinden tepkiler verir. Gerçek duygu ve düşüncelerimizi kelimelerin arkasına gizlemek belki mümkündür ama, beden dilimizi gizlememiz çok kere mümkün değildir. Duygu ve düşüncelerin anlaşılmasında kelimeler değil, beden esastır.