Stajyer Olmak Bir Ayrıcalıktır!

Üniversite yıllarında zaman çok hızlı geçer. Vaktinizi birçok aktiviteyle değerlendirebilirsiniz: Çeşitli sosyal kulüplere üye olabilir, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışabilir, farklı hobiler edinerek hayatınıza yeni renkler katabilir, kendinizi tamamen derslerinize ve okulunuza kanalize edebilir ya da staj yapabilirsiniz. Aslında önemli olan, zamanı nasıl değerlendireceğinize dair seçimlerinizden çok, bu seçimleri uygulamaya dökme şeklinizdir.
Stajlarınızı ele alalım…
Neden staj yapıyor / yapmak istiyorsunuz?

Öncelikle mini testimizi yanıtlayalım:

Staj yapıyorum / yapmak istiyorum çünkü…
a) Okuduğum bölüm staj yapmamı zorunlu kılıyor
b) Birçok arkadaşım staj yapıyor, ben de yapmalıyım
c) Özgeçmişimin “Deneyimler” kısmında birkaç iyi firmanın görünmesi, iş başvurularımda avantaj sağlayabilir
d) Farklı meslekleri tanımak ve nasıl bir işte çalışmak istediğime karar vermek istiyorume) İleride çalışmak istediğim firmalarda, şimdiden kişisel bağlantılar kurmak istiyorumf) Bilmem ki, hiç düşünmedim!
Aslında yanıtınız ne olursa olsun, eğer staj yapmaya başlamışsanız iş hayatının bu “prova” dönemine adım atmışsınız demektir. Bu dönem kariyeriniz, kişisel ve profesyonel gelişiminiz açısından çok verimli ve eğlenceli geçebilir. Ya da her gün kapısından “Bir kere başladım, en azından 2-3 hafta daha gideyim…” diyerek girdiğiniz şirket, sizin için bir kabusa dönüşebilir.
Seçimler önemlidir: “Neden oradaydım? Açıklayabilirim!”
Gazetelerde ya da insan kaynakları portallarındaki stajyer ilanlarına bakarken, şu çok bilinen ve söylenen cümlenin aklınızın bir köşesinde bulunmasında yarar var: Artık iş hayatına ilk adımınızı atmış bulunuyorsunuz.
Okulunuz, bitirdiğiniz bölüm ve tabi ki staj yaptığınız alanlar; bunların tümü, sizin bir şirketteki açık pozisyonlara uygunluğunuzu belirleyen “ön eleme” kriterleridir. Bu yüzden, üniversitenin ilk yıllarında ilgi alanınızı seçmeniz ve mezuniyete doğru ilgilendiğiniz alanlardaki stajyer ilanlarına başvurmanız, şirketle ilk temasınız olan özgeçmişinizde kendinizi ifade edebilmeniz açısından faydalı olacaktır. Ayrıca ilk iş görüşmenizde, başvurduğunuz pozisyonla ilgili stajınızda edindiğiniz deneyim ve izlenimleri aktararak, diğer adaylardan bir adım öne geçebilirsiniz.
İş hayatında, aldığınız kararların arkasında durabilmek ve bunları mantıklı sebeplere dayandırarak açıklayabilmek önemlidir. Örneğin insan kaynakları alanında staj yapmayı tercih etmenizin aslında “insanları sevmeniz” ile bir ilgisi olmayabilir. Tabii ki insanları seviyorsunuz ama bu, insan kaynakları bölümünde staj yapma isteğinizi açıklamak için yeterli ve geçerli bir sebep değildir. Artık profesyonel dünyadasınız. Şans rüzgarının oradan oraya, o gün de tesadüfen o iş görüşmesine savurduğu kişiler arasında, “ne istediğini bilen kişi” olmak, her zaman bir ayırt edici bir özellik olacaktır.

Ben iyi bir stajyerim… Gerçekten öyle miyim?

Staj dönemini bir kenara bırakın; iş hayatında ya da farklı kişilerle kurduğunuz iletişimlerde iyi bir izlenim bırakmak sanıldığı kadar zor değil. Ama bulunduğunuz ortamı kendiniz ve diğerleri için bir kabusa çevirmek de bir o kadar kolay. Kendinizi değerlendirirken, şu soruyu sormanızda her zaman fayda var: “Ben onun / onların yerinde olsam, benimle çalışmak ister miydim?”
Stajyersiniz… Pazarlama uzmanı yanınıza geldi ve sizden 30 sayfalık raporun fotokopisini çekmenizi istedi. Masanızdan kıpırdamadan başınızı yavaşça kaldırdınız, o ne bakıştı öyle! İlk günkü her işe koşan, o çalışkan ve sevimli stajyer nerede kaldı? Şimdi dürüstçe cevap verin: Siz olsanız, kendinizden başka bir konuda daha yardım ister miydiniz?
İsteseniz de istemeseniz de staj biraz da fotokopi çekmek, faks göndermek ve gerektiğinde telefonlara bakmaktır. Kimse bu işlerin çok eğlenceli ya da öğretici olduğunu iddia etmez. Ama o işin yapılması gereklidir hatta genel süreç içerisinde kritik önem taşıyabilir. Ve çalışan kişiler, zamanlarını daha verimli kullanabilmek amacıyla, bu konularda stajyerlerden destek alabilirler. Çalışmaya başladığınızda bunu çok daha iyi anlayacaksınız. Bu yüzden, yüzünüzü asıp sürekli şikayet etmek yerine, birlikte çalıştığınız kişilere destek olduğunuzu hissettirmeyi ve ekibin bir parçası olmayı deneyin. Belli mi olur, belki de eğlenirsiniz!
Sizleri ve bu işi çok ciddiye alıyorum… Kot pantolonum ve sandaletlerim de öyle!
Staj yaptığınız şirkette herkes takım elbise giyiyor ve size de çok aşırıya kaçmamak kaydıyla istediğiniz gibi giyinebileceğiniz söylendi. Genele uygun giyinmek; ilkelerinizden ya da kişiliğinizden taviz vermek değildir. Kot pantolonunuz ve spor ayakkabılarınızı bir kenara bırakıp, gardrobunuzdan çalıştığınız şirketin kültürüne ve kıyafet yönetmeliğine en uygun kıyafetleri seçip giymeniz, işinizi ciddiye aldığınızın sembolik de olsa bir göstergesidir. Unutmayın, iş hayatında birçok şey sembollerden ibarettir!
Eksikliğiniz hissedilecek mi?
Geldiniz, çalıştınız, şimdi stajınız bitti, gidiyorsunuz ve büyük ihtimalle bir haftaya kadar yerinize yeni bir stajyer gelecek. Sizden önceki stajyerden ya da sizden sonrakilerden farklı neler yaptınız? Çalıştığınız yere, işe, iş süreçlerine herhangi bir katkınız oldu mu? Aylardır gidip geldiğiniz bu yerde, sizden kalan yeni bir bakış açısı, uygulanan bir fikir, bir teknik var mı? Ya da her gün saatinde geldiniz, mesai sonunda çıktınız, verileni yaptınız ve şimdi de gidiyor musunuz?
Yaptığınız iş çok basit gibi görünse de, kendinizden bir şeyler katmak o kadar zor değildir. Hazırladığınız tabloyu sunumunuz, kopyaladığınız dökümanları dosyalama şekliniz, arşiv bölümünde yeni bir sistem geliştirmek için harcadığınız çaba; tüm bunlar, orada olmanızı, hem sizin için hem de çalışanlar için daha anlamlı kılacak yaklaşımlardır.
Her yeni işin size gümüş tepside sunulmasını beklemeyin. Yaptığınız iş sadece faks ve fotokopi çekmekten ibaretse, yeni görevler üstlenmeye çalışın. Daha verimli olabilme arzunuz, yöneticileriniz tarafından da takdirle karşılanacaktır.
google_protectAndRun(“ads_core.google_render_ad”, google_handleError, google_render_ad);
Evet… Stajyer olmak, bir ayrıcalıktır!
Çünkü kimse sizden her şeyi bilmenizi beklemez. Staj dönemi, yeteneklerinizin farkına varmak, yeni beceriler kazanmak, iş hayatını / ilişkileri gözlemlemek ve “öğrenmek” için büyük bir fırsattır.
Bu yüzden staj(lar)ınız süresince;
Soru sorun – 1: Bir sürecin küçük bir parçasından sorumlu olabilirsiniz ve sizden sadece verileni yapmanız beklenebilir; ama bütünü görmek, yaptığınız işi daha anlamlı kılacaktır.

Soru sorun – 2: Bilgi kaynaklarını değerlendirin. Bir şeyler öğrenmek isteyen bir stajyer birçok iş yerinde takdirle karşılanacaktır.

Gözlemleyin – 1: İşle ilgili önceliklerini nasıl belirliyorlar? Telefonla nasıl konuşuyorlar? Yazışmalarda hangi cümle kalıpları kullanılıyor? Nasıl giyiniyorlar? Müşterilere, şirket ortaklarına, bölüm yöneticilerine nasıl hitap ediyorlar? Beklenmedik durumlarda nasıl hareket ediyorlar? Astlarından / üstlerinden neler bekliyorlar?

Gözlemleyin – 2: Şirket yapısı (aile şirketi, holding, uluslararası, yerel, vb.) nasıl? Bu yapı, kurum kültürüne nasıl yansımış? Yöneticilerin yaş ortalaması nedir? Yönetici – çalışan ilişkileri nasıl?

Gözlemleyin – 3: Çalıştığınız bölümde ne tip insanlar bulunuyor? Nasıl bir yaşam tarzları var? İşleri, özel hayatlarına nasıl yansıyor? Memnun oldukları ve olmadıkları konuları fark edebiliyor musunuz?
Gözlemleyin -4: İş hayatına hazır mısınız? Hangi yönlerinizi geliştirmeniz, hangi becerileri edinmeniz gerekiyor? Kişiler arası ilişkilerde kendinizi yeterli buldunuz mu? Kendinizi iyi ifade edebildiğinizi düşünüyor musunuz?

Bunlar gibi birçok soru, küçük detaylar gibi görünse de; aslında meslek seçiminizi etkileyecek ve iş hayatınızın ilk yıllarında hatalarınızı en aza indirgemenizi sağlayacak yanıtlar içerir. Bu yanıtlardan yola çıkarak, kendinize şu soruları ve benzerlerini yöneltebilirsiniz: Bölümünüz ile ilgili hangi alanda uzmanlaşmak istiyorsunuz? Okuduğunuz bölümden memnun değilseniz, nerede daha mutlu olursunuz? İlişkilerin daha samimi olduğu bir aile şirketinde mi, yoksa kurumsal, hiyerarşik bir yapıya sahip bir şirkette mi çalışmayı tercih edersiniz?
Mesleğinizi seçerken; yaşam tarzınızı, birlikte vakit geçireceğiniz insanları, seyredeceğiniz televizyon programlarından abone olacağınız dergilere kadar birçok detayı da seçmiş oluyorsunuz.
Tabi ki hayatta her zaman hatalı bir seçim yapabilir ve ardından kendinize yeni bir yol çizebilirsiniz. Stajlar, sahneye çıkmadan önce repliğinizi unutmanızın ya da dil sürçmelerinizin sorun olmayacağı son anlardır. Bu zamanları olabildiğince verimli bir şekilde değerlendirmek, sonraki adımlarınızda kendinizden çok daha emin olmanızı sağlayacaktır.
Mini testin sonuçlarına bakacak olursak…
Verdiğiniz yanıt
(a) ise: Mezuniyetiniz için şart koşulmuş bu dönemi; bir fırsat olarak görebilir ve “naylon staj” olarak tabir edilen, kapısından içeri adım bile atmadığınız bir “sanal” şirkette geçirmek yerine gelecekteki işinize hazırlık yaparak geçirebilirsiniz. Unutmayın, “Zorunluluklar her zaman can sıkıcı olmalıdır.” diye bir kural yok. Kaçmadan önce bir deneyin.
Yanıtınız (b) ise: En azından arkadaşlarınızdan ilham alarak bir yola girmiş bulunuyorsunuz. Karar aşamasında çok bilinçli hareket etmemiş olsanız da, bundan sonraki adımlarınızı nasıl atacağınız tamamen size bağlı…
(c) şıkkını seçenlerdenseniz: Piyasada adı bilinen bir firmanın özgeçmişinizde yer alması tabi ki önemlidir. Bu firmada staj yaptığınız dönemde neler öğrendiğiniz, neler başardığınız ve bu başarılarınıza ve öğrenme çabanıza şahit olmuş yöneticilerinizden kimleri referans olarak gösterebileceğiniz daha da önemlidir. İki ayınızı geçirdiğiniz herhangi bir yerde, sonrasında kimse adınızı dahi hatırlamıyorsa ve iki ay öncesine göre becerilerinizde ya da bakış açınızda bir değişiklik göremiyorsanız; vaktinizi boşuna harcamışsınız demektir.
(d) şıkkını seçenler: Stajın en önemli faydalarından birini keşfetmiş bulunuyorlar. Stajlar, kendinizi ve bir “iş”ten neler beklediğinizi anlayabilmek için mükemmel bir fırsat haline dönüşebilir.
(e) şıkkını seçenler: Başarılı bir kariyer yolunun en önemli noktalarından biri olan kişisel bağlantıların şimdiden farkındasınız. Staj döneminden başlayarak, iş hayatında birlikte çalıştığınız herkesle günün birinde yeniden karşılaşabilirsiniz. O kişi bir başka şirkette sizi işe alım kararınızda etkili olabilecek bir pozisyona gelebilir, potansiyel müşteriniz olabilir, verdiği referansla ilk işinize ya da bundan 3 yıl sonraki işinize girmenizi sağlayabilir. Tabii bunun için öncelikle karşınızdaki kişide olumlu bir izlenim bırakmanız gerekir.
Ve (f) diyenler!
Eh, artık biraz düşünmenin zamanı gelmedi mi? Haftada en az 40 saatini sürekli şikâyet ederek geçiren iş yeri bezginlerinden olmak istemiyorsanız, seçimlerinizde daha özenli olmalısınız. Ne dersiniz?

Bir önceki yazımız olan Güncel döviz borsa bilgileri dolar euro döviz borsa bilgileri BORSA DÖVİZ başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*